Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. 19 Mart sabahı gözaltına alınan İmamoğlu, çıkarıldığı mahkemece “yolsuzluk” suçlamasıyla tutuklandı. “Terör” suçlamasıyla ilgili tutuklama talebi ise mahkemece reddedildi.
Soruşturma kapsamında toplam 92 kişi hakkında işlem yapıldı. 48 kişi tutuklanırken, 44 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Silivri’ye Sevk Edildi
İmamoğlu'nun cezaevi sevki de netleşti. Edinilen bilgilere göre, İstanbul'un Silivri ilçesinde bulunan ve Marmara Cezaevi olarak da bilinen Silivri Cezaevi’ne götürüldü. Söz konusu sevkiyat, yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşti.
Sözcü TV muhabiri Ozan Kelleci’nin aktardığına göre, İmamoğlu’nu taşıyan araçlar Çağlayan Adliyesi’nden çıkarak Silivri Cezaevi’ne giriş yaptı. Cezaevi çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, jandarma ve polis ekipleri bölgede kontrol noktaları oluşturdu.
Silivri Cezaevi'nde Gözaltı Yoğunluğu
İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla birlikte Silivri Cezaevi’nde dikkat çeken bir tutuklu daha bulunuyor. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 21 Ocak 2025 tarihinden bu yana aynı cezaevinde tutuklu.
İBB Başkanı'nın tutuklanması hem siyasi hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Türkiye genelinde bazı şehirlerde protesto çağrıları yapılırken, sosyal medyada da geniş bir tepki dalgası oluştu.
Ne Olmuştu?
Ekrem İmamoğlu, 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanarak dikkatleri üzerine çekmişti. Sonrasında muhalefetin yükselen figürlerinden biri haline geldi.
2024 yılı itibarıyla yürütülen mali ve terörle ilgili soruşturmalar kapsamında, belediye kaynaklarının usulsüz kullanıldığına dair çeşitli iddialar kamuoyuna yansımıştı. Soruşturmaların detayları henüz tamamen açıklanmamışken, İmamoğlu’nun tutuklanması siyasi tartışmaları daha da alevlendirdi.
Siyasi Gelişmeler Yakından İzleniyor
İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından CHP Genel Merkezi’nden ve çeşitli siyasi partilerden açıklamalar gelmeye başladı. Sürecin hukuki ve siyasi boyutlarının önümüzdeki günlerde daha da netleşmesi bekleniyor.
Halkın, siyasi liderlerin ve hukuk çevrelerinin sürece vereceği tepkiler, hem yerel yönetimler hem de Türkiye’nin genel siyasi atmosferi açısından belirleyici olacak.