Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu Silivri Cezaevi’nde ziyaret etti. Ziyaretin detaylarını bugünkü köşe yazısında aktaran Balbay, İmamoğlu’nun tutukluluk sürecindeki düşüncelerini ve mücadeleye dair söylediklerini paylaştı.
Balbay, İmamoğlu'na, "Buradan çıkış için kafanızda bir takvimleme var mı?" diye sordu. İmamoğlu, zamanla ilgili bir beklenti içinde olmadığını belirterek, özgürlük mücadelesinin gün ve ay hesaplarıyla yapılmaması gerektiğini söyledi: "Böyle bir zamanlama beklentisi insanı yorar. Ona hiç gerek yok. Tutukluluğumun üçüncü gününde sizin Cumhuriyet’te yazdığınız mektubu okudum. Havalandırma genişliğini 5 adıma 14 adım yazmışsınız. Ben o duvara bakınca duvar görmüyorum, ufku görüyorum. Ben nerede olursam olayım, CHP’deki değişimden sonra Türkiye’deki değişimin de gerçekleşmesinde rolüm olacak. Birincilik gençlerin ama..." ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, tutukluluğunun, kendisinin yalnızca bireysel bir mücadelesi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Unutulmak ne kelime, biz burada unutulmaz bir mücadele, dayanışma, milletle bütünleşme ruhu sergileyeceğiz" diyerek, siyasi mücadelesini ve halkla olan bağlarını güçlendirme kararlılığını dile getirdi.
Yandaş medyanın "Şu kadar gün sonra unutulur" şeklindeki söylemlerine ise net bir şekilde yanıt veren İmamoğlu, söz konusu görüşü reddetti. Tutuklu bulunduğu sürece verdikleri mücadelenin asla unutulmayacağını ve bu süreçte halkla olan bağlarını güçlendirerek devam edeceklerini ifade etti.
İmamoğlu, tutukluluğunun ardında yatan sebeplerin dayanaksız olduğunu belirterek, belediye başkanının çalışma arkadaşlarından ve normal belediyecilik faaliyetlerinden suç örgütü çıkarmanın mantıksız olduğunun altını çizdi. "Beni tutukladılar, şimdi turp arıyorlar!" şeklindeki esprili ama bir o kadar da anlamlı açıklamasıyla, tutuklama gerekçelerinin temelsizliğini vurguladı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sözleri, hem tutukluluğunun haksızlığını hem de kararlı bir şekilde sürdürdüğü mücadeleyi gözler önüne serdi. İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nde geçirdiği zamanın, sadece bir bireysel kayıp değil, Türkiye'de halkla bütünleşerek yürütülecek bir değişim hareketinin parçası olduğunu vurguladı.