Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan iki ayrı soruşturma kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. ‘Medya AŞ’ dosyası kapsamında tutuklanan İmamoğlu, aynı anda yürütülen ‘Kent Uzlaşısı’ soruşturmasında ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu gelişmeler, “İstanbul’a kayyum atanabilir mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Medya AŞ Soruşturmasında Tutuklama

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin medya faaliyetlerini yürüten şirketi olan Medya AŞ’de yürütülen soruşturma kapsamında Ekrem İmamoğlu hakkında “görevi kötüye kullanma”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı” gibi suçlamalar yöneltildi. Savcılık, İmamoğlu’nun projelerde usulsüzlük yaptığı ve belediyeye bağlı bu şirket üzerinden bazı ihalelerde hukuka aykırı uygulamalara imza attığı iddiasıyla tutuklama talebinde bulundu. Mahkeme, tutuklama talebini kabul ederek İmamoğlu hakkında tutuklama kararı verdi.

Kent Uzlaşısı Dosyasına Adli Kontrol

Eş zamanlı yürütülen ve CHP içindeki siyasi koordinasyonu hedef aldığı belirtilen ‘Kent Uzlaşısı’ soruşturmasında ise savcılık, İmamoğlu’nun siyasi nüfuzunu kullanarak bazı belediye meclisi kararlarını yönlendirdiğini iddia etti. Bu dosyada mahkeme tutuklama kararı vermeyip adli kontrol şartı uyguladı. Böylece İmamoğlu, yargı süreci devam ederken serbest kaldı.

Özel Ankara'dan Seslendi: Bu Hafta Sonu Kurultay Sonrası Miting Yapacağız Özel Ankara'dan Seslendi: Bu Hafta Sonu Kurultay Sonrası Miting Yapacağız

Kayyum Atanabilir Mi?

İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararı ve devam eden soruşturmalar, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. ve 46. maddeleri çerçevesinde kayyum atanması ihtimalini gündeme getirdi. Söz konusu kanun maddelerine göre, bir belediye başkanının görevden uzaklaştırılması için "terör suçlarıyla bağlantı", "görevi kötüye kullanma" gibi suçlamalar kapsamında soruşturma açılmış olması yeterli görülmekte. Ancak İmamoğlu hakkında açılan dosyaların siyasi yönü de göz önünde bulundurulduğunda, olası bir kayyum atamasının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ciddi siyasi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

İçişleri Bakanlığı’nın ilerleyen günlerde bu dosyalarla ilgili nasıl bir tavır alacağı merakla beklenirken, İstanbul halkı ve siyasi kamuoyu süreci yakından takip ediyor.

Ne Olmuştu?

Ekrem İmamoğlu, 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak göreve gelmişti. O tarihten bu yana merkezi yönetimle sık sık karşı karşıya gelen İmamoğlu, özellikle kamu ihaleleri ve sosyal projelerle gündemdeydi. Daha önce de "seçim iptali sonrası YSK üyelerine hakaret" davasında 2 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırılmış, bu karar İstinaf Mahkemesi tarafından değerlendirilmek üzere beklemeye alınmıştı.

Son soruşturmalar ise İBB bünyesindeki iştirak şirketlerinin faaliyetleri üzerinden yürütülüyor. Medya AŞ ve Kent Uzlaşısı dosyaları, 2024 yerel seçimlerinden sonra hız kazanan siyasi sürecin en dikkat çekici başlıklarından biri haline geldi.

CHP'den Sert Tepki: “Kravatlı Darbe”

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, yaşananlara ve gündeme gelen kayyum tartışmalarına sert sözlerle tepki gösterdi. Başarır, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Kayyım atanabilir mi? Böyle şey olur mu? Neyi konuşuyoruz? Şimdi kravatlı, elinde sözde teraziyle gezenler darbe yapıyor. Dün canlı yayın yapamadık, televizyonlar karartılıyor. Dün iftar yemeğinde hâlâ fitnelik yapan bir cumhurbaşkanı var. Sen böyle bir ülke mi teslim aldın? Ülkeyi dünyanın en büyük cezaevi haline getirdin.”

Siyasi Tepkiler Yükseliyor

CHP kanadından yapılan açıklamalarda İmamoğlu'na yönelik yargı süreci "siyasi operasyon" olarak nitelendirilirken, AK Parti ve MHP kanadından ise “hukukun işlemesine kimse karşı çıkmamalı” görüşü dile getiriliyor. HDP ve diğer muhalefet partileri ise İstanbul’a yönelik olası bir kayyum atamasının, demokratik temsil hakkına darbe olacağı görüşünü savunuyor.

Kaynak: Haber Merkezi