Uğurola Mersin, Uğurola Türkiye…

Mersin’de ençok konuşulan konulardan biridir TURİZM

Ben de olmak üzere çok konuştuk, çok toplantılar yaptık, yıllar önce MTSO önderliğinde yürütülen RIS Mersin Projesinde Turizmin Tarım Gıda ve Lojistikle birlikte 3 öncelikli sektör olarak belirlenmesine karşın Tarım Gıda ve Lojistik gibi ilerletemedik Turizm sektörünü.

O dönemde Turizmle ilgili kurulan platformların çalışmaları ne yazık ki bir süre sonra birdenbire durdu.

Halbuki hazırlanan eylem planının ve platformunun yürütülmesinde Mersin Turizminin Türkiye çapında önemli kişileri vardı.

Çok ümitliydik; ancak adeta sihirli bir el tarafından, ya da eller tarafından çalışmalar birden bire durduruldu.

Konuyla ilgili büyük bir şevkle çalışan arkadaşların bu durum karşısında şevkleri kırıldı tabii ki.

Ama bu arkadaşların, göreve çağrılması durumunda, yine karşılıksız olarak Mersin Turizmini kalkındırmak için çalışmaya hazır olduklarını biliyorum.

Tabii 5 yıllık MTSO Başkanlığım sürecinde benim de çok büyük hatam oldu; Turizm Sektöründe güçlü ve çok yönlü bir kadro oluşturamadık.

Artık Mersin Ticaret ve Sanayi Odasında da ahbap çavuş ilişkileriyle değil sektörlere gerçekten hizmet edebilecek, sektörlerdeki firmaların eğilimleri doğrultusunda temsilcilerin görev alması kentimizde birçok olumsuzluğu düzeltecektir.

Bu konuyu ayrıca özel olarak işleyeceğim ileride…

Turizmle ilgili her türlü rapor, araştırma, belge, bilgi mevcut arşivlerde…

Tek yapılması gereken bu bilgilerin harmanlanıp yol haritası ve eylem planı hazırlanarak eylemi yürütecek turizmde deneyimli, yurt içi ve yurt dışı ilişkiler ağı geniş liyakatli bir kadro oluşturup işe koyulmak.

Turizmde koltuk işgal eden ve kendine makam oluşturan değil Mersin Turizmine katkı koyabilecek insanlara gereksinim var…

Mersin’i iyi bilen ve tanıyan, yabancı dili olan, eğitimli, turizm deneyimi yüksek ve uluslararası turizm kuruluşları ile çok yönlü diyaloğu olan kişilerden kurulu iyi bir kadroyla Mersin Turizmi çok kısa sürede ayaklanır.

NELER YAPILMALI…

Artık şöyle oldu, böyle yapıldı, aslında böyle yapılmalıydı gibi lafları bırakıp eyleme geçecek yapıyı kurmalıyız…

Geçmişteki hataları çok iyi biliyoruz, onları giderecek gerçekçi projeler hazırlayıp hayata geçirmeliyiz.

Turizmde yeni seyahat eğilimlerini gerçek zamanlı izlemeli ve çok iyi irdelemeliyiz…

Turizm araştırmaları için yapay zeka ve büyük verinin kullanılması için mekanizmalar oluşturmalıyız…

Sürekli genişleyen sektör iletişim ağı oluşturmalı ve işbirliğini güçlendirmeliyiz…

Sosyal medyayı etkili kullanmalıyız…

Mersin ilinin bütününü kapsayan bir turizm eylem planı ortaya koymalıyız…

Yerel kültür ve mirasın korunması, olumsuz etkileri azaltacak güçlü bir plan ve refahın paylaşılmasını sağlayacak politikalar oluşturmalıyız.

Turizm kalkınmasında değişen paradigmaları yakalayıp bölgemize uyarlayabilir miyiz?

Bazı kaynaklarda, turizm gelişiminin hakim modeli Sayılar Paradigması olarak adlandırılıyor.

Bu yaklaşımda, turizmde başarının göstergeleri olarak ziyaretçi hacmi, gelir ve memnuniyet gibi ölçümlerin gözönüne alındığı belirtiliyor.

Aynı kaynaklarda Sayılar Paradigmasından (The Numbers Paradigm) Konum Paradigmasına (The Place Paradigm) geçildiği ifade ediliyor.

Konum Paradigması (The Place Paradigm) bir paradigma değişimi sunuyor; sayısal ölçütlere dar bir şekilde odaklanmaktan uzaklaşıp turizmin değerine dair daha kapsamlı bir anlayışa doğru ilerliyor.

Başarıyı yalnızca ekonomik göstergelerle ölçmek yerine, turizmin değerini ve turizm faaliyetlerinin yerel işletmeler, topluluklar ve çevre koruma üzerindeki potansiyel sonuçlarını değerlendiriyor.

TURİZMDE YENİ EĞİLİMLER…

Günümüzün gezginleri kimlerdir ve ne istiyorlar?

Şubat ve Mart 2024'te McKinsey firması, son iki yılda en az bir eğlence gezisine çıkmış olan Çin, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 5.000'den fazla kişiye uyguladığı anketin sonuçlarından altı önemli nokta:

1.       Seyahat, özellikle gençler için en önemli önceliktir. Anket yapılan gezginlerin yüzde altmış altısı, COVID-19 salgınından önce olduğundan daha fazla seyahatle ilgilendiklerini söylemiş. Ve Y Kuşağı ile Z Kuşağı daha fazla seyahat ediyor ve gelirlerinin daha büyük bir kısmını seyahate harcıyormuş.

2.       Genç gezginler yurtdışına seyahat etmeye heveslilermiş. Ankete yanıt veren Z Kuşağı ile Y Kuşağı, 2024 yılında neredeyse eşit sayıda uluslararası ve yurtiçi seyahatler planlamış. Daha yaşlı kuşaklar ise iki kat daha fazla yurtiçi seyahat yapmayı planlamış.

3.       Baby Boomer'lar (doğum oranının yüksek olduğu dönemde doğan kimseler) değer gördüklerinde harcamaya istekliymiş. Baby Boomer'lar hala genel seyahat harcamalarının %20'sini oluşturuyormuş. Direkt uçuşlar gibi konforlara harcamaya isteklilermiş.

4.       Seyahat, arka planda varış noktaları (destinasyonlar) bulunan kolektif bir hikaye oluşturuyor. Gezginler hem diğer gezginlerin hikayelerini duymak hem de kendi hikayelerini paylaşmak isterler. Genç gezginlerin yüzde doksan ikisi, son seyahatlerinde bir şekilde sosyal medyadan ilham almış.

5.       Seyahat edenlerin ne istedikleri hangi ülkeden olduklarına bağlıymış araştırmaya göre. Çinli katılımcıların %69’u bir sonraki seyahatlerinde ünlü bir yeri ziyaret etmeyi planladıklarını söylerken, Avrupalı ​​ve Kuzey Amerikalı gezginlerin %20'si aynı şeyi söylemiş. BAE'de yaşayan katılımcılar ayrıca ikonik destinasyonları, alışverişi ve açık hava aktivitelerini tercih ediyormuş.

American Express Travel’ın bu yılki Küresel Seyahat Trendleri Raporu, insanların, özellikle de Y ve Z kuşağının davranış ve tutumlarının neden seyahat ettiklerinin ardındaki motivasyonlara ve bunun seyahatlerin geleceğini nasıl şekillendirdiğine odaklanmış.

American Express Travel Başkanı “Seyahat edenler, özellikle de Y kuşağı ve Z kuşağı, bu yıl iyi düşünülmüş, anlamlı seyahatler için rezervasyonlar yaptırmaya motive oluyorlar. Rapor, insanların tatilleri konusunda tutkulu olduklarını gösteriyor. Seyahat edenlerin ne aradığını anlıyoruz ve talep devam ettikçe uzmanlığımızı kullanarak hayalindeki seyahat rotalarını yaratabiliriz."

Eğilimler kuşaklara göre incelediğinde elde edilen bulgulardan bazıları şunlardır:

Dünya genelindeki turizmin yüzde 40'ını kültürel ve tarihi seyahatler oluşturuyor.

Y kuşağının %73'ü kültürel ve tarihi yerlere ilgi duyduğunu söylüyor.…

BBC Travel’e göre 2025 yılını şekillendirecek yedi seyahat eğilimi:

1.       Gece Turizmi (Noctourism)

2.       Huzur Tatilleri (Calmcations)

3.       Seyahat Yapay Zeka Buluşması (Travel meets AI)

4.       Tatilde Romantizmin Geri Dönüşü (The return of the holiday romance)

5.       Keşfedilmemiş Rotalara İlgi (Off-the-Beaten-Track Goes Mainstream)


6.       Serin Kaçamaklar ve Sezon Dışı Safariler (Coolcations & Off-Season Safaris)

7.       Nostalji Seyahati (Nostalgia Travel)

SONUÇ…

Yukarıda örneklerini verdiğim turizmdeki paradigma değişikliklerinin ve yeni eğilimlerin irdelenerek Mersin’in doğa yapısıyla, tarihsel ve kültürel varlıklarıyla ve tüm olanaklarıyla bağdaştırılıp yeni nesil bir turizm kenti olmasına yönelik bütünsel bir planlamayla PİLOT İL (özel yasayla uygulamaya konulacak destek ve teşvikleri kapsayan) ilan edilmesi gerekmektedir…

Mersin’de bildiğim kadarı ile 11 adet Turizm Gelişme Bölgesi var; yalnızca turizm bölgesi ilan etmek yetmez.

Yukarıda yazdığım gibi İlimizin bütünü Pilot İl ilan edilip nasıl geliştirileceği belirlenmelidir; kapanın elinde kalması engellenmelidir.

Her bölge yöresine, doğasına, iklimine, kültürüne, sosyo-ekonomik yapısına uygun planlanmalıdır.

Bu Turizm Bölgelerinin birbirlerine ve diğer illere ulaşım ağının da planlanıp gündeme alınması gerekir.

Burada en önemli aktörler Mersin Valiliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığıdır.

Siyaset miyaset düşünmeden, liyakatli kadrolarla güçlü bir yapı oluşturulup eyleme geçilmelidir.

Olanaklarımızı ve potansiyelimizi verimli ve etkili bir şekilde kullanalım; kentimizde TURİZMİ DÖRDÜNCÜ GÜÇ durumuna getirelim.

Hoşça kalın, haftaya yine buradayız…